Kuan Hanedanı, ilk olarak 9 A.D. civarında Birleşik Hanedanlar'ın bir parçası olarak ortaya çıktı. Doğu Asya'da kurulan bu birlik içinde Kuan başlangıçta bağımsız bir güç değildi. Ancak Birleşik Hanedanlar'ın 63 A.D.'de elektriği keşfetmesi ve 65 A.D.'de ampulü icat etmesiyle birlikte, Kuan da bu ileri teknolojik sistemin bir parçası olarak gelişti ve dolaylı biçimde dünyanın en ilerici güçlerinden biri haline geldi.
87 A.D.'de Birleşik Hanedanlar güneye doğru genişlemeye başladığında, Çinhindi ve Endonezya bölgelerinin yönetimi Kuan Hanedanı'na verildi. Bu gelişme, Kuan'ın ilk kez ciddi bir idari ve ekonomik güç kazanmasını sağladı. 124 A.D.'de bu kolonilerin tamamen entegre edilmesiyle Kuan'ın bölgesel etkisi daha da arttı ve hanedan, Birleşik Hanedanlar içinde kritik bir konuma yükseldi.
157 A.D.'de Birleşik Hanedanlar'ın ekonomik kriz nedeniyle topraklarını şirketlere satmaya başlaması merkezi otoriteyi zayıflattı. Bu süreç Kuan'ın merkezden uzaklaşmasına yol açtı ve hanedan giderek daha bağımsız hareket etmeye başladı. Sonunda 164 A.D.'de Kuan Hanedanı tamamen ayrılarak Kuan Devleti'ni kurdu. Yeni devlet, Çin kıyıları ve güney kolonileri üzerinde yükseldi ve kısa sürede bölgesel bir güç haline geldi.
178 A.D.'de Kuan, doğuya doğru deniz keşif seferleri başlattı ve ilk sömürge ordusunu kurdu. Bu hamle, Kuan'ın küresel ölçekte hareket etmeye başladığını gösterdi. 189 A.D.'de Gurnar Krallığı ile birlikte Honkar Hanlığı'nın batı topraklarını paylaşarak kara gücünü genişletti ve aynı dönemde Hindistan içlerine doğru ilerleyerek etkisini artırdı.
202 A.D.'de başlayan büyük küresel savaşta Kuan, Birleşik Hanedanlar'a karşı diğer güçlerle birlikte hareket etti. 204 A.D.'de Kore Yarımadası ve Tayvan'ı ele geçirerek stratejik üstünlük sağladı. Bu gelişmeler, Kuan'ın artık yalnızca bölgesel değil küresel bir güç olduğunu kesinleştirdi.
259 A.D.'de Kuan, Sahriya ile birlikte Okyanusya'da koloni girişimlerine başladı. Bu iş birliği zamanla daha da derinleşti ve 285 A.D.'de iki devlet arasında "Güney Asya-Afrika Savunma Teşkilatı" kuruldu. Bu ittifak, Kuan'ın ilk kalıcı uluslararası ortaklıklarından biri oldu ve dış politikada önemli bir dönüm noktası oluşturdu.
297–298 A.D. döneminde Kuan, Cesya, Sahriya ve diğer büyük güçlerle ekonomik ilişkiler geliştirerek küresel ticaret bloklarının bir parçası haline geldi. Bu süreçte dünya iki kutuplu bir düzene evrilirken, Kuan bu sistemin temel aktörlerinden biri olarak öne çıktı. 300 A.D.'ye gelindiğinde Kuan; güçlü donanması, kolonileri ve stratejik ittifaklarıyla dünya siyasetinde kalıcı ve etkili bir süper güç konumuna ulaşmıştı.